1
Temmuz
2014
Bundan tam bir yıl, beş gün önce, minik bir ziyaretçiyi kabul ettik evimize. bekliyorduk aslında onu, odasını bile hazırlamıştık. Ancak her başlangıç gibi buda biraz çetrefilli oldu. Ziyaretçimiz kalıcıydı ve farklı, anlaşılmaz bir dil kullanıyordu. Ağlamak! önceleri çözmekte zorlansak ta bu dili, sonra gittikçe kolaylaştı.Alıştık belkide bu anlamsız ve sevimli, nedense bazıları için tahammül edilemez dile. Öyle alıştık ki Gak dediğinde temizliğini, guk dediğinde gıdasını eksik etmedik. Tanısın diye yeni ortamını bol bol yürüyüşlere çıkardık. Ortak dili kullanabilelim diye sevgi diliyle konuşmaya başladık. Sanatçı ruhumuzu ortaya çıkaran, onunla birlikteyken yaptığımız her iş için şarkılar besteledik. Beraber ağladık ve beraber güldük. tabi bizim ziyaretçimiz pek gülmeyi sevmeyen ciddi, çatık kaşlı ve hatta somurtkan biriydi ama sonraları onu da aştık. Şimdilerde öyle çok gülüyor ki komşulardan günün yorumunu alabiliyoruz… velhasıl dostlar alıştık birbirimize, çok sevdik onu. Hatta birbirimizden daha çok sevdik. bir başkasını bu kadar sevebilmenin mümkününe inanmak zor olsa da, evini ve yüreğini bu ziyaretçilere açanlar bilebilir sevginin sınırsızlığını… tam bir yıl önce dün minik bir ziyaretçiyi kabul ettik evimize. İşte tam o an yüreğimiz hiç olamayacağı kadar ışıdı. Dünyamız hiç olamayacağı kadar güzelleşti. Ve biz hiç olamayacağımız kadar değiştik… Mutlu yıllar meleğim, doğum günün kutlu olsun. seni herşeyden çok seven annen ve baban.
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?