
Evliliğimin ilk yılında eşimin kendi çeyizinde getirdiği düdüklü tencereyi en üst rafa kaldırmıştım. Ben kendi çeyizime almayı düşünmeyecek kadar korkuyordum ondan. Biliyordum ki o şişko tencereyi kullanmaya çalışsam kendime zarar vereceğim. Sağolsun pamuk annem beni bir gaza getirdi ki sormayın. Bir güzel tarif etti nasıl kullanacağımı. İnternetten , uzman tv den bile araştırma yaptım. Kararım kesindi, o tencereyi alt edecek kadar kendime güvenim gelmişti. Koydum suyunu fasülyesini kapadım kapağını , yaktım altını. 15 dakika sonra tencere tren gibi buharlar çıkartmaya başladığında ocaktan alıp lavobonun altına yerleştirdim. Elime uzunca bir oklava alıp bir ucuyla mutfağın dışından hala fokurdayan tencerenin buhar tıpasını yavaşça yukarı kaldırdım.TIRSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSS!!! diye sallana sallana ses çıkarmaya başladığında Hemen eğilip salona kaçarak bu korkunç mutfak aletinden korunmaya çalıştım. Ses bitip tüm buhar tencerenin dışına çıktığında her tarafı kuru fasülye suyunun kaplamış olduğunu gördüm. İkinci denememde eşim tam arkamda durarak mutfaktan kaçmamı önledi. Daha sonra şişkodan kaçmamayı öğrendim. Şimdi en zorlu yemekleri beraber yapıyoruz. O benim mutfaktaki kankam. Sizin içinde kanka olmasını sağlayabilecek önerilerim var.
- öncelikle düdüklü tencerenizle bir güzel tanışın. kendisinin bir adet emniyet subabı ve bir adette düdüğü olur. tabi kapağını unutmamak lazım.
- düdüklü tencerenizin kullanma kılavuzu vardır. onu mutlaka okuyun. amaaaan banane kılavuzdan ben onlardan daha iyi biliyorum düdüklü tencereyi? demeyin. Çünkü tencereler farklılık gösterebilir.
- yemeklerin pişirme sürelerine dikkat edin. yazının sonunda küçük bir tablo ile örneklendireceğim.
- yemeği tencereye ilk koyup kapağını kapattığınızda düdüğün dik bir şekilde durması lazım.içerisinde bulunan yemek kaynamaya başladığı zaman altını kısıp düdüğü kapatmak gerekli.
- ilk denemede yanınıza eş dost. artık kim varsa çağırın ki size destek olabilsinler.
- mutfağın kapısı açık olsun. korktuğunuzda hemencik oradan kaçıverebilesiniz diye ( cümleye bak bea! )
- işte bu altın kural. bunu iyi öğrenin. yemek pişti. ocaktan aldınız. hemmen öyle kapağına saldırıp açmaya kalkmayın. valla yüzünüze yada başka tarafınıza kapak yapışık halde yaşarsınız. Allah korusun. Bu yüzden ocaktan aldığınız düdüklü tencereyi; çoook acelem var kızım uzatma artık diyorsanız. akan suyun altına tutuverin. emniyet subabından tıss yada fıss diye buharın çıktığını göreceksiniz. Artık tencereniz çenesini kapattığında kapağını açabilirsiniz.
- Yok eğer benim vaktim var diyorsanız. 15 dakika bekleyin tencereniz öyle kendi kendine içerisindeki buharı boşaltsın. karışmayın ona.
- e daha da bişey yok. yeyin gari