19
Aralık
2011
Girit Kandiye den tüm umutlarını yanlarına alarak göç eden ailem. İzmir de yeni bir hayata merhaba derken mutfak kültürlerini burada sürdürebilme imkanı bulmuşlar. İzmir’in toprağı onlara taptaze otlar ve lezzetli zeytinyağını sunmuş, denizse masmavi bağrından bereketi bol balıklar. Dedem Buca da ki yeni hayatına başlarken evinin etrafında hep üzüm bağları varmış. Dedem de babannemle bir olup o bağların kenarında köşesinde yetişen lezzetli otları toplarlar, Sofralarını bu otlar la taçlandırırlarmış. Radika, turp otu, arapsaçı, şevket-i bostan, semizotu, ısırgan, ebegümeci… Gel zaman git zaman bağ evlerinin yerini küçük binalar yer almaya, zamanla da bu binaların yerine daha da büyükleri boy göstermeye başlamış. Binalar çoğaldıkça toprak ananın sundukları azalmış. Buca’nın bağları köylerinde kalır olmuş. Ama küsmemiş toprak ana, hep taze otlarını sunmaya devam etmiş Egenin bu güler yüzlü şirin insanlarına… Tren yolunun yanındaki evde 4 çocuk dünyaya merhaba demiş. Üçü erkek biri kız. Oğlanlar futbolu sevmişler, bol bol zeytinyağlı yemekler yemişler ve gün gelip hepsi evlenmişler. Hayat her birini bir yana savurmuş. Samsun’lu babannem , Ahıska’lı anneme , Girit’li kocasından öğrendiği otları ve onlarla nasıl yemekler yapabileceğini belletmiş. Nereli olduğunu hala kavrayamayan bana da annemin öğrettiği gibi hepsini sadece zeytinyağı kullanarak yapması gerektiğini ve mutfağında başka bir yağı ağırlamamak gerektiğini de. Arapsaçının hikayesi de böyle başlıyor aslında. En güzeli kuzu etli oluyor ve altın renkli sıvıyı unutmamak gerekli. Egedeki otlar başka yağları sevmez. Bizler de öyle, o yüzden otunuz taze, yağınızda hakiki zeytinyağı olacak.
Tencerenin dibine ince bir tabaka olarak kaplayacak şekilde döktüğümüz zeytinyağını hafif kızdırıyor. Sonrasında soğanı küp küp doğruyor ve pembeleşince ,kuşbaşı kuzu etlerini ekliyoruz. Kuzu etleri pişmeye durduğunda,henüz yıkayıp doğradığımız arapsaçlarını suyu süzülmeden azar azar ekleyip kavuruyoruz. Şimdi 1 çay bardağı suyu ekliyor ,çok az tuz katarak yemeğimizi pişmeye bırakıyoruz. Arzu eden az limon suyu ve un ile meyhaneli yapabilir yemeği ama ben arapsaçının rayihasının yoğun olduğu bu yöntemi daha çok sevdiğim için. Böyle yapıyorum. Afiyet olsun.
edit: yukarıda ki aşırı acıklı yazı benim ege yemekler yarışmasına finalist olmamı sağladı.
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?